İçeriğe geç

Çapa neden çapa ?

Çapa Neden Çapa? Bir Yolculuk ve İçsel Keşif

Hayat bazen küçük bir anla değişir. Bir karar, bir adım, bir seçim. Bazen her şeyin başladığı anı tam hatırlamazsınız ama sonradan o anın, o küçük olayın nasıl büyük bir fark yarattığını fark edersiniz. Benim için bu an, Çapa’yı keşfettiğim an oldu. Kayseri’de, 25 yaşında, her gün hislerimle barışmaya çalışan bir genç olarak, bu soruya verdiğim cevapla birlikte içimde yepyeni bir dünyaya adım attım. Peki, gerçekten “Çapa neden çapa?” diye sormak ne anlama geliyor?

Bir Günlük, Bir Karar, Bir Çapa

Her şey, bir sabah, Kayseri’nin soğuk ama huzurlu bir gününde başladı. Yine günlük tutmaya başlamıştım, kollarımda hissettiğim acılar ve kaygılar arasında kaybolduğum o sırada, içimde bir boşluk vardı. Belki de her şey, her şeyin bir anlamı olması gerektiği fikriyle dolup taşmamdan kaynaklanıyordu. İnsan bazen bir şeyin anlamını yitirince, o şeyin içindeki boşluğu doldurmak için bir yol arar. Benim yolum o gün, “Çapa”ya çıktı.

Çapa, bana uzun zamandır unuttuğum bir şeyin simgesi gibi geldi: bağlanma. Benim yaşımda bir insan, bazen kendisini dünyadan soyutlanmış hissedebiliyor. Dışarıda her şey hızla dönüp giderken, içimdeki dünyam hep bir adım geride kalıyordu. Çapa, bir çeşit bağlanma, bir şeylere tutunma çabasıydı. Zihnimde şekillenen bu düşüncelerle yürüdüm o gün, ve bulduğum o eski yerel kitapçıya girdim.

Çapanın Ardındaki Derinlik

Kitapçıda, yıllardır aradığım cevabı bulmuş gibi hissediyordum. O eski raflarda, yılların tozunu üzerinde taşıyan kitapları karıştırırken, bir köşe rafında “Çapa” yazan bir not dikkatimi çekti. Küçük, yaşlı bir adam vardı o köşede, bana doğru bakarken gözlerinde bir anlam vardı.

“Çapa, gemileri sabitlemek için kullanılan bir araçtır,” dedi, kelimeleri yavaşça çıkararak. Ama sesindeki o derinlik, bana başka bir anlam taşıyor gibiydi. İçimde bir şey kıpırdamaya başladı. “Gemiyi sabitlemek…” İşte o an, o küçük cümle, bana hayatta nelerin gerçekten sabit olduğunu düşündürdü. Yaşamda bağlı olduğumuz pek çok şey var, ama bazıları zamanla kayboluyor. Peki, geriye ne kalıyor? Benim için o an, Çapa’dı.

Bir Bağlantı Arayışı

Günler geçtikçe, içimdeki hislerle baş başa kalmaya başladım. Çapa, kelimesinin bana her anlamda nasıl derinleştiğini fark ediyordum. İnsan, bazen kendisini kaybolmuş hisseder. Yaşadığı şehirde, ortamda, arkadaşlarla ya da tek başına. Ama her zaman bir şeylere tutunma ihtiyacı vardır. Kimisi kitaplarda bulur, kimisi anılarda. Benim için, Çapa bir insanla da olabilir. Ama en çok kendimle olan bağlantımda buluyorum.

O eski kitapçıdaki adamın söylediklerini unutmuyorum. “Çapa, sadece gemiyi sabitleyen bir araç değil. Aslında, insanın içindeki huzuru bulmasına yarayan bir sembol,” demişti. O anda, bir gemi gibi savrulmamın değil, bağlı kalmam gerektiğini fark ettim. O kadar basit bir şeydi ki; bir çapa, bir bağ, içimdeki huzuru bulmak için bir işaret gibiydi.

Huzuru Ararken

Huzur, belki de yıllardır aradığım, anlamını tam çözemediğim bir duyguydu. İnsan her şeyin içinde bir boşluk hissi taşıyor bazen. Günlüklerim, yazılarım, kaygılarım ve umutlarım arasında sıkışmış bir şekilde, bir cevap arıyordum. Ve bir sabah, her şeyin ne kadar basit olduğunu fark ettim: Huzur, bağlı olduğun şeylerin farkında olabilmekti. Çapa işte tam burada devreye girdi. O bir simgeydi; sadece bir araç değil, bir hatırlatıcıydı. Bağlandığın şeylerin seni sabitlemesi, kaybolduğun anlarda bile seni bulabilmen için bir yoldu.

Benim için Çapa, sadece bir kelime olmanın ötesindeydi. Bir anlamı, bir derinliği vardı. Yaşadıklarım, hissettiklerim, sevdiklerim; her şeyin arasında bir bağ kurarak, içimdeki kaybolmuş denizi sabitlemeye başladım. Kendi içimdeki huzuru bulduğumda, çevremdeki dünyayı da doğru görmeye başladım.

Çapa, Bir Umut ve Bağlantıdır

Çapa bana, hayatta kaybolduğumuzda bile bir yere tutunmamız gerektiğini öğretti. Bazen kaybolduğumuzda, tutunduğumuz şeyler bir çapa olur. O çapa, umudu taşıyan, içimizdeki fırtınalara karşı sağlam duran bir simge. Artık hayatımda, o kaybolan anları aramıyorum. Çünkü Çapa, her zaman yanımda, beni sabitleyen bir şey oldu. Bir insan, bir yer, bir kelime… Ne olursa olsun, doğru zaman geldiğinde her şeyin anlamını bulmak mümkün oluyor.

Benim yolculuğum, aslında bir içsel yolculuktu. Her şey, Kayseri’nin soğuk bir sabahında, bir kitapçı köşesinde başlamıştı. O an Çapa’yı keşfettim ve hayatımda bağlantı kurmam gereken yerleri fark ettim. Şimdi, daha fazla kaybolmamayı biliyorum. Çünkü bazen bir şeylere tutunmak, insanın hayatta kalabilmesi için yeterli olabiliyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Hipercasino şişli escort
Sitemap
grand opera bet girişelexbett.nettulipbetgiris.org